Hayat Sigortaları
Sigorta konusu insan
hayatı olan, genellikle uzun vadeli menfaat veya meblağ sigortalarıdır.
Başlangıçta, hayatı sigorta konusu olan kişinin sigorta süresi içerisinde
ölmesi halinde, poliçeden yararlanan kişi veya kişilere ya da sigortalının
yasal varislerine toplu para ödenmesi amacıyla düzenlenen hayat poliçeleri,
zaman içerisinde, kişilerin emeklilik programlarına bir destek niteliğinde
ve nihayet, yatırım amaçlı kullanılır olmuştur. Bu nedenle Hayat sigortaları
iki ana başlık altında incelenebilir.
Risk Ağırlıklı Hayat
Sigortaları
Risk ağırlıklı Hayat
sigortalarında sigorta süresi içinde, bu süre genellikle bir yıldır,
sigortalının yaşamını kaybetmesi durumunda belirlenen tazminat tutarı kanuni
varislere ya da poliçede lehdar olarak belirlenen kişilere ödenmektedir.
Bu başlık altında verilen
ikinci teminat yaşam kaybı riski yanında kişinin malül kalması durumunda
uğrayacağı maddi kayıplara karşı teminat sağlayan maluliyet teminatıdır. Bu
poliçelerle hastalık veya kaza sonucu oluşacak tam veya kısmi kalıcı
maluliyet durumunda poliçede belirlenen tazminat tutarı ödenmektedir.
Birikimli Hayat
Sigortaları
Birikimli Hayat
sigortaları, sigorta süresi en az 10 yıl olan uzun dönemli sigortalardır.
Yaşam kaybı, ferdi kaza ve maluliyet teminatlarının yanı sıra toplanan
primlerden risk primi, genel gider ve komisyon kesintileri yapıldıktan sonra
kalan tutar yatırıma yönlendirilmektedir. Birikimli Hayat sigortaları iki
temel güvence sağlamaktadır.
- Sigorta süresince prim
ödeyen sigortalının, sigorta süresi dolmadan ölümü halinde poliçede
belirlenen tazminat tutarına kar paylı birikim tutarı eklenerek varislerine
ya da poliçede lehdar olarak gösterilen kişilere toplu para ödenmektedir.
Yaşam kaybı riski dışında
teminat altına alınmışsa poliçe süresi içinde hastalık veya kaza sonucu
oluşacak maluliyet nedeniyle uğranacak kayıplar poliçede belirlenen limitler
dahilinde sigortalıya ödenmektedir.
- Poliçe süresi içinde
teminat altına herhangi bir riskin gerçekleşmemesi ve en az 10 yıl prim
ödemek koşuluyla vade sonunda toplu bir para veya gelir ödemesi şeklinde
poliçeden yararlanılabilmektedir.
Hayat sigortaları ayrıca
kişilerin, kredi yoluyla taşınmaz alımlarında teminat vasıtası olarak,
çocukların eğitimlerinin finansman aracı olarak, yatırım aracı olarak ve
kişilerin diğer ihtiyaçlarına yönelik olarak çok geniş bir kullanım alanına
sahiptir. Hayat sigortası poliçeleri, mal sigortalarında olduğu gibi,
sigortalıyı hasar meydana gelmeden önceki mali durumuna getirmeyi amaçlayan
tazminat sözleşmeleri değil, menfaat veya meblağ poliçeleridir. İnsan
hayatının para karşılığı, bir bina, tekne veya otomobilde olduğu gibi tespit
edilemediği için, sigortalı, kendi hayatının değerini, makul ölçüler
içerisinde olmak kaydıyla, kendisi belirlemekte, sigortacı ile mutabık
kalındığı taktirde, belirlenen bu değer, sigorta bedeli olmaktadır.
Dikkat Edilecek Hususlar
Hayat sigortası
yaptırırken teklifnamede yer alan sorulara doğru cevap vermek, gerek sigorta
ettirenin gerekse sigortalının kendisince bilinen ve sigortacının bilmesi
gereken hususları sigortacıya bildirmesi önemli bir yükümlülüktür. Bu
yükümlülüğün ihlali halinde sigortacı sözleşemeden cayabilir ya da ek prim
almak suretiyle sözleşmeyi yürürlükte tutabilir.
Sigorta poliçesi, sigorta
şirketi ile sigortalı/sigorta ettiren arasında bir sözleşmedir. Bu nedenle
hem sigorta şirketini hem de sigortalı/sigorta ettireni bağlayıcı hükümler
taşımaktadır. Karşılıklı yükümlülükler hakkında bilgi sahibi olabilmek için
poliçe ve ekinde verilen genel şartların okunması gerekmektedir. Aynı
şekilde özel şartların neler olduğu konusunda da bilgi alınmalıdır.
Hak sahipleri rizikonun
gerçekleştiğini öğrendikten sonra beş gün içinde sigortacıya bildirimde
bulunmakla yükümlüdür. Bu bildirim esnasında sigorta poliçesi, (kaybı
halinde sigortalı veya hak sahibinden alınacak imzalı beyan yeterlidir),
nüfus dairesi tarafından verilecek tasdikli ve vukuatlı nüfus kayıt örneği,
gerekirse ölüm nedenini açıklayan doktor raporu veya gömme izni, gaiplik
halinde mahkemeden alınacak olan gaiplik kararı, lehdar tayin edilmediği
durumlarda veraset ilamı gibi belgelerin sigorta şirketine verilmesi
gerekmektedir. Şirket, poliçede verilen teminatla ve rizikonun gerçekleşme
sebebine göre ek belgeler isteyebilecektir.
Sigortalı yolcu sıfatı
dışında ticari hava araçlarında seyahat ederse ve bu seyahat esnasında
hayatını kaybederse sigorta şirketi ölüm tazminatını ödememekte, sadece
ayırmış olduğu karşılığı ödemektedir.
Sigortalı intihar ya da
intihara teşebbüs sonucunda hayatını kaybederse şirket sadece o andaki
karşılığı öder. Ancak bir sözleşme ile süre kısaltılmadıysa aralıksız üç yıl
prim ödenmiş hayat sigortalarında şirket tüm tazminatı ödemekle yükümlüdür.
Sigortadan faydalanan kişi
sigortalıyı öldürürse veya öldürülmesinde suç ortaklığı ederse tazminattan
mahrum kalır ve tazminat yasal varislere ödenir.
Kaynak : http://www.tsrsb.org.tr